Kaç yaşındasın?
Nerelisin?
Ne iş yaparsın?
Sevdiğin ve sevmediğin nelerdir? ( hobi – fobi )
Hayallerin neler?
Hedefin nedir? Hedefinin neresindesin?
Bu hayattaki amacın nedir?
soruyorum
SEN KİMSİN?
Fazlasıyla sorguladığım ve sorgulayacağım bir dünyam vardı benim.
Doğrularım, yanlışlarım
İyilerim, kötülerim
Keşkelerim vardı benim.
Hatırladığım kadarıyla pişmanlığım yoktur ama belki de pişmanlığım vardır benim.
Netice olarak bakacak olursak ben kimim biliyor musunuz?
Hayatı boyunca insan olmaya çalışmak ve insan kalmaya çalışmakla ömrü geçen biriyim. Görüntüde insan olmak yetmiyor. Belki dini duygularla belki bilimsel verilerle, belki de başka sebeplerle insan olduğumuzu düşünürüz ama gerçekten öyle miyiz tartışılır. Mesela;
Allah’ın verdiği canı alana insan der miyim? DEMEM.
Bir hırsıza da insan demem. Hakkıyla kazanmış kişilerde haklarını, emeklerini çalana insan der miyim? DEMEM.
Tecavüz edene insan der miyim? DEMEM.
Bir sapığa, bir tacizciye, bir yalancıya insan der miyim? DEMEM
Sen uyuşturucu sat, insanları zehirle, sen türlü türlü oyunlar oyna, yalanlar söyle, insanların duygularını kullan ve insanları zor duruma sok. Ben sana insan der miyim ya? DEMEM
Bu örnekleri elbette çoğaltabilirim.
Ya arkadaş insan dediğimiz nedir biliyor musunuz? Yaratılışımız gereği birçok konuda günümüzde bile cevabı verilmemiş ve hala çözülmemiş, mucizelerle doludur insan dediğimiz.
Yani hiç düşündünüz mü kendinizi? Hiç ben kimim, neyim diye sordunuz mu?
Hiç aklınıza geldi mi gözlerinizin yeri, kulaklarınızın, burnunuzun, ellerinizin, ayaklarınızın şekil olarak, işlev olarak hiç düşündünüz mü? Düşünün ki eller ayaklar yer değiştirdi, düşünün ki gözlerin biri arkada biri önde, düşünün ki kulaklarınız değişik yerde. Ne olur düşünün. Bu kadar güzel yaratılan, bu kadar mucizevi yaratılanın adıdır insan. Ama sen gel hırsız ol, katil ol, tecavüzcü ol, tacizci, sapık ol, insanları zehirle, hani nerede mucize dediğimiz insan?
Ben insanım diyebilmek için gerçekten dini olarak, bilimsel olarak, ruhsal olarak iyi olmamız gerekir. Ahlakımız, psikolojimiz vicdanımızın iyi olması gerekir. Tabi insan olmakta yetmiyor. İnsan olmaya çalışmanın yanında insan kalabilmekte önemli. Dedim ya hayatım boyunca böyle olmaya, böyle yapmaya çalıştım. Şimdi bunları neden anlattım, yazdım, söyledim. Açıklamam gerekirse değerli arkadaşlar. Ben şaşar beşerim. Eleştirir, tebrik ederim. Şartlar gereği belki bugün beğenmem ama yine şartlar gereği yarın beğenirim. Örneğin bugün yönetiminde eksikliğini düşündüğüm, halkına doğru hizmet etmediğini düşündüğüm iktidarı beğenmiyorum ama aynı iktidar yarın halkına hizmet eder, güzel bir yönetim sergiler o zaman da iş başka olur der ve beğenirim. Bir sanatçıyı tarzı gereği beğenmem ama seveceğim tarzda yazar, söyler o zamanda seve seve dinlerim. Bu örneklere benzer birçok durumda eleştirimi de yaparım hakkedecek övgüyü veririm.
Bir gün konumuz siyaset olur, bir gün sanat. Bir gün konumuz eğitim olur, bir gün sosyal. Tamamen hür irademle, hiç kimseden bir beklenti içinde olmadan, tabiri caizse yalakalık yapmadan ve en önemlisi korkmadan yazmak istiyorum. Yazdıklarım ve yazacaklarım suskunluklarımın belki yazıya dökülmüş biçimi olacaktır. Belki de artık bir direniştir.
Ben kimim diye başladığım yazımda birazda olsa kendimi ve bundan sonraki süreci anlatmaya çalıştım. Ben kim olduğumu elbette biliyorum. Ben ne yaptığımı da biliyorum. Ben sadece yazılarımda düşünmeyi, öğrenmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi takdir etmeyi ve bunları hakkıyla vermeye çalışmak istiyorum.
